NARİN' MEKTUPLAR

Narin’e Mektuplar

Bu alan, zamanın sustuğu, kelimelerin çaresiz kaldığı ve bir ömrün belki de yalnızca birkaç saniyeye sığan bir anla değiştiği o meçhul anın hafıza odasıdır.

Bazen insanın hayatında öyle bir an vardır ki, yaşandığı sırada bunun bir başlangıç olduğunu bilemez. Bir bakış, bir duruş, yüzümüzde beliren kısa bir tebessüm ya da kalabalığın içinde yalnızca birkaç saniye süren bir karşılaşma… Sonra zaman geçer; hayat başka yönlere savrulur. Fakat o küçücük an, insanın içinde yaşamaya devam eder.

Benim için de öyle oldu.

Ona dair hiçbir şey bilmiyordum. Ne sesini duymuştum ne adını biliyordum. Hayatının nereden gelip nereye gittiğini, hangi düşlerin peşinden yürüdüğünü bilmiyordum. Bildiğim tek şey, o kısa karşılaşmanın bende bıraktığı tarifsiz histi.

Zarafetiyle ruhumu titreten, duruşuyla hafızama kazınan ve bakışlarında kelimelerle anlatamayacağım bir anlam bulduğum bu isimsiz güzele, içimde sessizce büyüyen o saf ve platonik duygunun hatırasına bir isim vermek istedim:

Narin.

Belki gerçek adı değildi.

Ama benim dünyamda onun adı Narin oldu.

Çünkü Narin, benim için yalnızca bir insanın adı değil; dokunmaya kıyılamayacak kadar saf, ulaşılması belki de hiçbir zaman mümkün olmayacak kadar uzak bir rüyanın adıydı.

Aradan yıllar geçse de bazı duyguların takvimi olmaz. Bazı hatıralar eskimez. Bazı insanlar hayatımızdan hiç geçmemiş gibi görünürken, içimizde bıraktıkları iz bir ömür boyunca bizimle yürür.

İşte bu sayfa, böyle bir izin hikâyesidir.

Burada yer alan her şiir, her mektup ve her satır; geçmişte kalmış bir duygunun yeniden yaşatılması değil, insanın kalbinin derinliklerinde sakladığı ve zaman zaman kelimelere emanet ettiği hatıralardır.

Kimi zaman bir şiirin dizelerinde konuşacak,

kimi zaman bir mektubun satırlarında susacak,

kimi zaman da yarım kalmış bir romanın sayfalarında yeniden hayat bulacak.

Belki bazı cümlelerin hiçbir zaman bir muhatabı olmayacak.

Belki bazı mektuplar hiçbir zaman gönderilmeyecek.

Ama yazılacaklar.

Çünkü bazı duygular vardır; anlatılmak için değil, unutulmamak için yazılır.

Bu sayfada okuyacağınız her satır, geçmişten bugüne taşınmış böyle bir duygunun izidir.

Ve bütün bu satırların merkezinde tek bir isim vardır:

Narin

Bir isimden çok bir hatıra,

bir hatıradan çok bir duygu,

bir duygudan çok, bir ömrün içinde sessizce yaşamaya devam eden bir hikâye…

Bu sayfayı paylaşın

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder