Bu şiir umudun kırılgan ışığında, sabahı bekleyen bir kalbin sessiz duasıdır..
Adını bilmiyorum. Bilmediğim bir ismin dünyamda bu kadar
Yer kaplaması tuhaf geliyor bana.
Ama insan, anlam veremediği şeyleri daha uzun taşır içinde.
Hiç konuşmadık. Belki de bu yüzden bu his bu kadar derin;
çünkü sözle sınanmamış her duygu kendi içinde büyür.
Ondan yaşça büyüğüm.
Bunu aklım biliyor, bunu vicdanım sık sık önüme koyuyor.
Ama kalp, hesap yapmayı sevmiyor. Bir bakışı yeterli oluyor.
Ve bu bakışıyla bütün dengelerim sessizce yer değiştiriyor.
Bakışları yüreğime değdiği an içimde ince bir sızı başladı.
Ne coşkulu ne de aceleciydi; sakin ama çok yakıcıydı.
Öyle bir sükûnet taşıyordu ki, insanı kendine çağırmıyor
Adeta yakıyordu ama Olduğu yerde de bırakmıyordu.
Sadece harikulade Endamı değil, o sessiz ağırlığı etkiledi beni.
Konuşamadım.
Çünkü bazı hisler, dile gelince hak ettiğinden
daha küçük bir yere sığdırılır.
Ben sadece susmayı seçtim. Bakmakla yetindim.
Ve her bakışta kendimle biraz daha yüzleştim.
Bu duygu bir istek değil. Bir beklenti hiç değil.
Sadece içimde beliren, sonra da yerini bulan bir ağırlık.
Dizginlemeye çalışıyorum;
Çünkü her his peşinden gidilmek için doğmaz.
Bazıları insana sınırlarını öğretmek için gelir.
O belki farkında bile değildi. Ama onun bir bakışı
Bana durmayı, susmayı ve geri çekilmeyi öğretti.
Bazı insanlar hayatımıza eşlik etmek için gelmez.
Yanımızda yürümek, ya da kalmak için de değil.
Bazıları sadece kalbimize uğrar. Bir iz bırakır ve gider
O da öyleydi, Adını bilmediğim, hiç konuşamadığım,
Benden çok genç bir kadın… Hayatıma girmedi belki,
Ama içimde derin bir iz ve sessiz bir düşünce olarak kaldı.
Unut unutabilirsen.....
Mehmet KEKLİK
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder