karanlığımın nurlu sabahı Bulanıklı kız,
sana sabahım diyemem Akşam tez olur,
tatlı rüyam diyemem sabah erken olur.
Cemaline bakmaya doyamam Bulanık'lı kız.
Karanlığıma hep umut ışıkları saçıyorsun
Göz pınarlarında ince yaşlar görüyorum.
Yoksa kulun Mehmet için mi ağlıyorsun.
Sakın ağlama, inci gibi yanaklarından
Akan yaşlarına dayanamam Bulanıklı Kız
Çimen gözlerini gölgeleyen kirpiklerinde
Birikmiş göz yaşlarını mezarım için sakla.
Hapset onları yüreğinin derinliklerinde
Eğer bir Gün kabristana yolun düşerse
Çile göz yaşlarını Mezarıma Bulanıklı kız
Tüm umutlarım okyanusun derinliklerinde
kaybolmak üzere iken ab-ı hayat gibi
Hayata döndürdün beni Söğütlü'nün güzeli.
Baktım ki aşk ateşi senide yakmış benim gibi
Ben yanmışım bari sen yanma Bulanıklı kız
Seni ak gergefin başında ilk gördüğümde
Kınalı parmaklarınla ince nakışlar işliyordun
Ahenkle raks ediyordu ellerin gergefin üzerinde
Sanki kalbimin derinliklerine ismini nakşediyordun
İsmini oradan silmeye kimin gücü yeter Bulanıklı kız.
Şunu bilesin ki cananım her gecenin sabahına
Yalnızlığının ruhumdaki yıkıntısı ile uyanıyorum.
Yokluğunun bana verdiği tarifsiz hüznümle
Düşümde sana kır çiçeklerinden taç yapıyorum
Rüyamda bile seni görmeye razıyım Bulanıklı kız
Biliyor musun Bulanıklı kız;
Her genç kızın rüyasıdır sevdiğine duvaklı gelin olmak
Her kekeli'li gencin hayalidir yavuklusuna kavuşmak
Yitirme umudunu dindir göz pınarlarından akan yaşları
Mevlam yolda bırakmaz birbirini yürekten sevenleri
Kavuşmak dileğiyle Allaha emanet ol Bulanıklı kız
MEHMET KEKLİK
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder