Eğer ben şair olsam...
Sen de yedi renkli bir gökkuşağı olsan,
Desenlerinin arasına mısralarımı yazmam.
Ben dertli bir bülbül, sen gül bahçesi olsan,
Dalına yazıp şiirlerime ihanet etmem.
Sana asla gönül kapımı açıp içimi dökmem,
Gökkuşağının latif renkleri bile yalvarmasın.
Bahçendeki güller için nağmelerimi okumam,
Mısralarımda hissettiğimi sen bile bilemezsin.
Tutma elimi... varlığın ürkütüyor şarkılarımı.
Onları sana yazmıştım — lakin umursamadın.
Uzak dur benden, hayalin korkutuyor düşlerimi;
Onları sana kurmuştum, ama sen içine giremedin.
Kirpiklerinin ucundan düşen o hasret damlalarına
aşk badesini tutmam artık — düşsün yüreğime.
Yandım yeter... yanık kalbime kor taşıma,
Ben artık pranga vurdum sisli hatıralarıma.
Kim bu şair bozuntusu, kim bu densiz?
Kendini bir şey sanıp yazıyor mısralarını…
İsyana hazır yüreğime oklar saplıyor habersiz.
Bilmez mi?
İndirdim burcumdan sevda bayrağımı!
Yeniden dikme o bayrağı,
Defol git başımdan, aşk!
MEHMET KEKLİK
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder