Timurlenk (Timur veya Tamerlane), 14. yüzyılın en etkili fetihçilerinden biri olarak, etnik kökeni açısından hem Türk hem de Moğol unsurları taşıyan karmaşık bir figürdür. Tarihçiler tarafından genel olarak "Turko-Moğol" (Türk-Moğol) olarak sınıflandırılır; yani kökeni Moğol bir kabileye (Barlaslar) dayanmakla birlikte, uzun süreli kültürel ve dilsel etkileşimler sonucu Türkleşmiş bir kimliğe sahiptir. Bu, tam bir "ya Türk ya Moğol" ikilemi değil, ikisinin sentezidir. Aşağıda, tarihî kaynaklar, aile kökeni, soy iddiaları, dil-kültür kimliği ve modern tarihçilerin yorumları üzerinden detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Bilgiler, güvenilir akademik kaynaklara (Vikipedi, Britannica, tarihçi eserler) dayanır.
Aile Kökeni ve Barlas Kabilesi
Timur, 8 Nisan 1336'da (bazı kaynaklara göre 1320'lerin sonu) Transoksiyana'da (bugünkü Özbekistan'ın Şehrisebz/Keş yakınları) doğdu. Babası Taragay (veya Turagay), Moğolların Barlas kabilesinin bir beyiydi. bu kabile, Cengiz Han'ın ordusunda yer alan Moğol kökenli bir boydu. Barlaslar, "Nirun" (ışık çocukları) olarak bilinen Moğol elitlerinden gelir ve Cengiz Han'ın atası Alangoya'nın soyuna bağlanır. Ancak, 13. yüzyıldan itibaren Çağatay Hanlığı topraklarında (Orta Asya) yerleşikleşerek yerel Türkî halklarla karışmış, İslam'ı benimsemiş ve göçebe yaşamdan yarı-yerleşik bir yapıya evrilmişlerdir. Timur'un annesi Tekina Hatun'un kökeni belirsizdir: Bazı kaynaklar onu Yasa'uri kabilesinden (Türkî-Moğol karışımı) veya Cengiz Han soyundan gösterir, diğerleri ise düşük kökenli veya Buharalı bir âlimin kızı olarak tanımlar.
Timurlenk'e "Aksak Timur" denilmesinin sebebi, gençlik yıllarında bacağından aldığı bir yaralanma sonucu topal kalmasıdır. "Aksak" kelimesi Türkçe'de "topal" anlamına gelir ve bu lakap, onun fiziksel durumunu yansıtır. Timur, bu engeline rağmen büyük bir askeri lider ve fatih olarak tarihe geçmiştir.
Barlas kabilesi, Moğol İmparatorluğu'nun dağılmasından sonra Türkleşme sürecine girdi. Timur'un torunu Uluğ Bey'in Semerkant'ta yeşim taşa kazdırdığı soy ağacı, Timur'u şu şekilde listeler: Emir Timur Küregan b. Emir Turagay b. Emir Berkel... b. Emir Tummanay (Cengiz Han'ın atası). Bu soy, Moğol kökenini vurgular, ancak Timur'un çocukluğu ve gençliği Çağatay Türkî ortamında geçti. Timur, babasının ölümünden sonra (yaklaşık 1360) Barlasların lideri oldu ve ordusunu ağırlıklı olarak Türkî kabilelerden (Kıpçak, Karluk vb.) oluşturdu.
Soy İddiaları ve Moğol Bağlantısı
Timur, doğrudan Cengiz Han soyundan (Çinggisid) gelmediği için "Han" unvanını kullanamazdı. bu, Moğol yasasına göre yasaktı. Bunun yerine "Emir" (komutan) unvanını tercih etti ve kukla Çağatay hanları atayarak (örneğin, Suyurgatmış Han) meşruiyet kazandı.
Soy iddiası, Barlasların atası Karacar Noyan'a (Cengiz Han'ın veziri) dayanır: Timur, Karacar'ın Cengiz Han'ın kızı ile evliliğinden gelen bir "kardeşlik bağı" iddia etti. Ayrıca, Cengiz Han'ın torunu Kazan Han'ın kızı Saray Mülk Hatun'la evlenerek "Gürkan" (damat, yani Cengiz soyuna damat) unvanını aldı bu, paralarda ve hutbelerde "Timur Gürkan" olarak anılmasına yol açtı.
Bu iddialar, büyük ölçüde politikti: Timur, Moğol İmparatorluğu'nu restore etme hayaliyle hareket etti ve Cengiz Han'ı idolize etti (örneğin, ordusunu onunkine benzer şekilde örgütledi). Ancak, doğrudan Çinggisid kanı yoktu; bu yüzden kendini "Sahipkıran" (yıldızların efendisi, mesihî bir unvan) ve "İslam'ın Kılıcı" (gazi) olarak tanımladı. Bazı kaynaklar (örneğin, Şerefüddin Ali Yezdi'nin Zafername'si), soyunu abartılı şekilde Cengiz'e bağlar, ama modern tarihçiler bunun propaganda olduğunu söyler.
Dilsel ve Kültürel Kimlik
Timur'un ana dili Çağatayca (Orta Asya Türkçesi'nin bir varyantı, modern Özbekçe'nin atası) idi, adı "Temür" (demir) bu dilde anlam taşır. Moğolca, Farsça ve Arapça da biliyordu; diplomatik yazışmalarını Farsça yapardı. İmparatorluğunda idari dil Farsça (bürokrasi için), askeri dil ise Türkî-Moğol karışımıydı. Kültürel olarak, Sünni Müslüman'dı (muhtemelen Nakşibendî tarikatı), ama eski Moğol geleneklerini de(Tengricilik unsurları, şamanizm) korurdu
Örneğin, Cengiz yasasını şeriatın üstünde tuttu. Fetihlerini "gaza" (İslam savaşı) olarak meşrulaştırdı, ama ordusu Türkî göçebe savaşçılara dayanıyordu. Kendini "Hz. Adem'den beri gelmiş en büyük hükümdar" olarak gören İbn Haldun gibi âlimler, onu "Türk" olarak tanımladı. Timur'un mühründe Farsça "Râstî rustî" (doğruluk kurtuluş getirir) yazıyordu, ki bu İranî etkileri gösterir.
Tarihçilerin Sınıflandırması: Turko-Moğol Sentezi;
Tarihçiler, Timur'u "Türkleşmiş Moğol" veya "Turko-Moğol fatih" olarak görür:
Moğol yönü: Barlas kökeni ve Cengiz Han idolü, onu Moğol geleneğinin devamı yapar. René Grousset ve Jean-Paul Roux gibi Batılı tarihçiler, soyunu Moğol olarak vurgular, ama "Türkleşmiş" diye ekler.
Türk yönü: Dil, kültür ve ordusunun Türkî yapısı nedeniyle, İbn Haldun, Ruy Gonzalez de Clavijo (İspanyol elçi) ve Zeki Velidi Togan gibi isimler onu "Türk" sayar. Clavijo, "Türk ırkından asil bir soy" der. Türk tarihçiler (örneğin, İsmail Aka), Cengiz'i bile Türk kökenli görerek Timur'u aynı soydan sayar.
Sentez: Beatrice Forbes Manz ve Encyclopædia Iranica, "Turko-Moğol" terimini kullanır. Moğol köken, Türkî dil-kültür ve Farsî idare karışımı Timur İmparatorluğu (1370-1405), bu sentezin örneğidir: Moğol askeri örgütlenme + Türkî göçebe + İranî bürokrasi + İslamî meşruiyet.
Timur'un mirası, Babürlüler gibi sonraki "Turko-Moğol" hanedanlara (Timur'un torunu Babür, kendini Türk olarak tanımlar) uzanır. Genetik çalışmalar sınırlı, ama Orta Asya popülasyonlarında Moğol-Türk karışımı yaygındır – Timur'un kemikleri (Semerkant'ta) DNA analizi yapılmadı, ama Barlaslar Doğu Asya (Moğol) + Batı Avrasya (Türk-İranî) gen havuzuna işaret eder.
Sonuç
Timur, Moğol asıllı (Barlas kabilesi yoluyla) ama Türkleşmiş bir liderdir. "Türk mü, Moğol mu?" sorusu yerine "her ikisi" cevabı daha doğrudur. Soy iddiaları politik propaganda, kimliği ise kültürel sentezdir. Türk milliyetçileri onu "Türk başbuğu" olarak sahiplenirken, Moğol tarihçiler Cengiz'in varisi görür.
Detaylı okuma için: Beatrice Forbes Manz'ın The Rise and Rule of Tamerlane veya Şerefüddin Yezdi'nin Zafername eserlerini öneririlir.
https://mehmetkeklik.blogspot.com/..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder